Kulu’nun eniştesi olan bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Benim kayın baba da hep uçlarda yaşamış veya yaşamayı seviyor demişti. Bahsettiği kayın babasını çok eskilerden tandığım için ne gibi diye sordum?
Son zamanlardaki halinden bahsederek Dini vecibelerini yerine getiriyor ve olması gerekenden daha fazla hal ve hareketler yapıyor gibi bir ifade kullanmıştı. Halbuki çok önceleri veye gençliğinde karşı uçta olması gerekenden fazla bir yaşan tarzı vardı.
Kulu dışında değişik yerlerde bulunduğum için gezip gördüğüm yerlerde de bu ve buna benzer olaylara şahit oldum. Bu tür yaşam tarzları genelde dikkati çeker. Kendi halinde yaşayan bir kimseyi pek tanıyan olmaz dikkati çekmediği için.
Halbuki ya çok akıllı ya da çok deliyi demeyimde uçuk bir yaşantısı olan kimseyi genel olarak herkes tanır. Şöyle de diyebiliriz Kılık kıyafeti normal olan kişi fazla dikkati çekmez kimse de bunun kim olduğunu sorgulamaz. Aksi durum olursa gelenek göreneklere uygun olmayan bir kıyafetle dolaşıyor veya söylemlerde bulunuyorsa bu herkesin dikkatini çeker bilmeyenler bilenlerden kim olduğunu öğrenmeye çalışır. Bu tür sorgulamadan haberdar olan kişi de mutlu olur daha da dikkat çekmek için çeşitli eylemlerde bulunur.
Bir köşe yazarı, Şair, Karikatürüst, roman yazan yazar, filim çeviren artist , bir siyasetci veya herhangi bir kimse yapacağı bir eylemi duyurmak adına aykırı bir hareketle tüm dikkatleri üzerine çekmeye çalışır. Bu eylemin durumuna göre ulusal veya uluslar arası medya da uzun bir süre tartışılır ve eylemi yapanda amacına ulaşmış olur. Sesini geniş kitlelere duyurmuş olur.
Bir Köşe yazarı çok meşhur değildir hemen daha çok tanınan ve takip edilen birine sataşır aykırı bir söz ederek dikkati çeker, Unutulmaya başlanan bir artist ve tiyatrocu bir laf ederek kendinin tekrar hatırlatılmasına sebep olur. Bu eylemlerde genel olarak Halkın DİNİ veya MİLLİ DUYGU’larını rencide edici açıklamalarda bulunması ile olur daha sonrada ya yanlış anlaşıldım der olayı kapatır veya sözünün arkasında durur.
Bu tür eylemlere bizlerde malesef alet olur daha çok kişilere ulaşılmasına yardımcı oluruz. Hepimizin bildiği gibi yazılı basında facebook da veya diğer iletişim araçlarında işte şu sanatcı din düşmanı şöyle şöyle bir açıklama yaptı veya şu kişi milli duygulara dokunan sözler etti diyerek söylediklerini aynen yayınlarız bilerek veya bilmeyerek o sözlerin daha çok kişilere ulaşmasına aracılık ederiz.
Danimarka’da yaşayan bir karikatüst Peygamberimize hakaret edici bir resim yapmıştı. Bu uzun süre medya da tartşıldı bu kişi aleyhine eylemler yapıldı bu eylemler de dünya da ki diğer ülke medyalarında eyleme sebep olan karikatür de yayınlanarak daha çok kişilerin bu resmi karikatürü görmesi sağlandı.
Takip edebildiğim kadarı ile Türk basının da gerekli tavırlar alındı çizere tepkiler kondu ama o karikatür yayınlamadı ve bana göre doğru da yapıldı. Bu ve benzeri olaylarda milli ve dini konularda olumsuz bulduğumuz söz ve resimleri medya da servis ederek daha çok kişilerin görmesinin sağlanmasına aracılık etmek yerine o kişiye tepki koymalı diye düşünüyorum. Yanılıyormuyum ?
Sokrat şöyle diyor;
Tandığı biri Sokrat’a rastladığın da " Arkadaşınla ilgil ne duydğumu biliyormusun?" diye sordu.
Sokrat,"Seni, üç filitre testinden geçirmek istiyorum"cevabını verdi.
1. gerçek filitresi
Bana söyleyeceğin şeyin, tamanlamıyla doğru olduğundan emin misin? "HAYIR" dedi adam "ASLINDA SADECE DUYDUM VE..."
Sokrat, sözünü kesti: "DEMEK GERÇEK OLUP OLMADIĞINDAN EMİN DEĞİLSİN. ŞİMDİ 2. FİLİTREYİ DENEYELİM:"İYİLİK FİLİTRESİ.."ARKADAŞIM HAKKINDA BANA SÖYLEMEK ÜZERE OLDUĞUN ŞEY, İYİ BİR ŞEY Mİ?
Hayır tam tersi.
Demek kötü bir şey söyleceksin ve bunun doğru olduğundan emin değilsin.
Yine de 3. testi geçebilirsin:"İŞE YARARLIK TESTİ."ARKADAŞIM HAKKINDA SÖYLEYECEĞİN ŞEY BENİM İŞİME YARAR MI?
Hayır yaramaz.
Sokrat son noktayı koydu;"SÖYLEYECEĞİN ŞEY NE GERÇEK,NE İYİ,NE DE FAYDALI. O ZAMAN NEDEN SÖYLECEKSİN Kİ!"
SÖYLEDİĞİMİZ / SÖYLEYECEĞİNİZ ŞEYİN, GERÇEK, İYİ, FAYDALI olması dileklerimle.
Hoşça ve Dostça kalın.